Alevilik ve Bektaşilik Araştırmaları Sitesi

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Hazır İnanç Özgürlüğü Demişken: Sünni(lik)ler Nasıl Kurtulur?

Yazdır

aaa_adem.gif
Star, 10 Şubat 2008

Özgürlüklerin, daha da önemlisi inanç özgürlüğünün, hararetle tartışıldığı, ya da en azından tartışırmış gibi yapılıp tavaf edildiği bu günler beraberinde önemli olanakları da sunmakta. Hazır sohbetlerimize “haklar ve özgürlükler” besmelesiyle başlar bir halet-i ruhiye içindeyken ve, tecrübeyle sabit olduğu üzere, siyasetin fırtınalı denizlerinde ruhsal durumu ve de kıblesi sık sık şaşan bir toplum olduğumuz göz önüne alınırsa inanç özgürlüğü konusunda elimizi çabuk tutmak ve harekete geçmek elzem gözüküyor.

Devamını oku...

Religious Courts Alongside Secular State Courts: The Case of the Turkish Alevis

Yazdır PDF

Lecturer in Legal Theory Law School Utrecht University

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Abstract

Current research and media attention on religious courts, especially Islamic Councils and courts of arbitration, suggest the need for more accurate description and analysis of the diversity of non-state courts that actually exist in today’s multicultural societies. One such forum is the cem ceremony of the Turkish Alevis - which acts as a community based dispute resolution forum. The Alevis are a heterodox, Islamic sect, which make up approximately 15 to 20 percent of the population in Turkey and the same percentage of the Turkish population in European countries. The resolution of disputes at the cem ceremony constitutes a situation of legal pluralism.

Some examples from actual cases are used as illustrations to make clear that trust in Dutch state institutions leads to a diminished importance of Alevi religious law. On the other hand, distrust of Alevis in the Turkish institutions leads to the continuation of the situation of legal pluralism in Turkey.

This is a refereed article published on: 11 December 2008

Citation: Rossum, W. M. van ‘ Religious Courts Alongside Secular State Courts: The Case of the Turkish Alevis’, 2008(2) Law, Social Justice & Global Development Journal (LGD). http://www.go.warwick.ac.uk/elj/lgd/2008_2/rossum

Devamını oku...

Ey Kendine Alevi Diyen Kişi, Özünü Dara Çek Ve Düşün “Yol Cümleden Ulu” mudur, Değil midir?

Yazdır

aaa_yol

20.02.2006

Alevilik’te geleneksel olarak kabul görmüş ilkelerinden birisi de “YOL CÜMLEDEN ULUDUR.” ilkesidir. Ancak görünen o ki, günümüzde kişisel ve kurumsal egolarımız, ideolojik görüşlerimiz ön plana geçmeye başlamış, gerek bize gerekse, yolumuza zarar verme aşamasına gelmiş bulunmaktadır. Bu kısa yazımızda Yolumuzun kişisel çıkarlarımızın üstünde olması gerektiği gerçeğinden hareketle, bazı değerlendirme ve uyarılara yer verilecektir. Aleviliğin geçmişten bugüne uzanan yaşamöyküsü engelli bir koşuya benziyor. Zaman zaman engellerle karşılaşan bu ULU YOL her ne şekilde olursa olsun, bir yol bularak kendisini var etmesini biliyor. Tarihe baktığımızda diyoruz ki, bu dün böyle olduğu gibi, bugün de böyle ve gelecekte de böyle olacak.

Devamını oku...

Aleviler ve CHP'nin Samimiyeti Sorunu

Yazdır

16.12.2005
 Bu zamana kadar biz Aleviler arasında genellikle merkez sağ ve “dinci” partilerin Aleviliğe ilişkin tavrı eleştirildi, durdu.
Ancak ne hikmetse Sol partilerle ilgili pek az konuşuldu, yazıldı, çizildi. Bundan cesaret alan “solcu” siyasiler ise Alevileri sadece oy deposu olarak kullanmayı sürdürdü.  Bu konuları ayrıntılı olarak daha sonra ele alacağımız bir makalede analiz edeceğimizi ekleyerek, burada bazı özet bilgilere de değinmek istiyorum.

Çünkü her kesimden görüştüğüm insanlar “sol” siyasi yelpaze ile Aleviler arasındaki ilişkilerde yaşanan güvensizliğe dikkat çekmekte, Aleviliğin özel sorunlarına ilişkin CHP’nin sessiz kaldığına, herhangi bir politika üretmediğine dikkat çekmektedirler ki, bu görüşlere ben de katılıyorum.

Cumhuriyet dönemi içerisinde Aleviler diğer partilere de oy vermekle birlikte, esas olarak merkez sol partilere bunların başında da CHP’ye oy vermişlerdir. Son yıllarda bu eğilimde azalma yönünde bir değişim dikkat çekmektedir. Çünkü CHP ve diğer “sol” partilerin güven sağlayamadığı görülmektedir. Eğer CHP bu tavrını sürdürürse gelecek seçimlerde muhtemelen tarihinin en ağır sonucu ile de karşılaşabilecektir.

Devamını oku...

Orta Asya'da Din Meselesine Dair Bazı Gözlemler

Yazdır


20.11.2005
Geçtiğimiz aylarda önce Kırgızistan sonra Özbekistan’da başlayan gelişmeler dikkatlerin yeniden Orta Asya’ya yönelmesine neden olmuştur.
Bölgeye uluslararası güçler tarafından biçilmek istenen hammadde ve pazar olma rolünün yanısıra jeopolitik ve jeostratejik önemi de farklı güç odaklarının bölgeyi bir oyun alanı olarak görmelerine neden olmaktadır. Değişik uluslararası aktörlerin bu oyunu sürdürürken kullanmak istedikleri önemli unsurlardan biri de din meselesidir.

Demek ki bugün Orta Asya’da gerek iç gerekse dış dinamiklerden de güç alan bir din meselesi vardır? ve eğer gerekli önlemler alınmazsa bu sorunun daha da büyüyeceğine bölgeyi bir süre gözlemleyen her araştırmacının görmesi kaçınılmazdır. Bölgede yaşanan siyasi istikrarsızlıklar ve asırlardır yerleşmiş dini yapılanmaya yabancı siyasi-dini akımların Orta Asya’ya özellikle Sovyetlerin dağılması sonrasında oluşan koşullarda girmesi, günümüzde tek tek devletleri değil bütün bölge istikrarını tehdit eden bir boyut kazanmıştır. Bu tehdit unsurunun ortadan kaldırılmasına yönelik gerek bölgede, gerekse uluslararası alanda farklı çözüm önerilerinin tartışıldığı dikkat çekmektedir.

Devamını oku...

Sayfa 8 / 9

You are here: Anasayfa