Alevilik ve Bektaşilik Araştırmaları Sitesi

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Avrupa Birliği Komisyonu İlerleme Raporları’nda Alevilik

Yazdır PDF

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi Uluslararası insan hakları sözleşmelerine de aykırı olarak Alevilerin en temel inanç haklarını yok saymak 2012 Türkiyesi bakımından utanç verici bir sonuç değildir de nedir? Demokrasiden dem vuranların konu Alevilerin inanç hakları olunca nasıl, Osmanlı Dönemindeki anlayışa dönüş yaptıkları ibretle izlenmektedir.

Ancak şurası açıktır ki böyle bir haklı davanın yani Sünni din derslerini istememe, Cemevleri’ne ibadethane statüsü verilmesi gibi temel hakları engellemek imkansızdır. Cemevlerinin yasallaşmasının önüne geçilemeyeceğini aslında malum çevreler çok iyi görüyorlar. Daha önce Cemevlerinin adları dahi anılmazken, artık mahkemelerde burası özel ibadethanedir deme noktasına geldiler. Daha önce Darbeci 12 Eylül rejiminin koyduğu zorunlu din derslerine bu kültür dersidir, mezheplerüstü diyenler, geri adım atmak zorunda kaldılar, bu kitapların mezhepçi olduğu kabul edildiği için komisyon kurulup, ders kitaplarında değişikliğe gidildi. Onun için Cemevleri konusunda izlenen engelleme çabaları boştur. Ancak Cemevleri meselesinin en önemli tarafı inanç özgürlüğünden dem vuram kimi çevrelerin ikiyüzlülüklerini çok açık şekilde göstermesidir. Bu bile Cemevlerinin Türkiye kamuoyuna sunduğu önemli bir katkıdır.

Bu çerçevede AB İlerleme Raporlarında Alevilikle ilgili konular ne şekilde yer almaktadır. Temel konular değişmemekle birlikte, hepsini özetle vermek istiyoruz. Bunların demokrat geçinen çevrelerce okunmasında yarar bulunmaktadır. Demokrasi ve insan haklarına ilişkin esaslar birilerinin kafasına göre oraya buraya çekiştireceği olgular değildir. İnsan haklarına ilişkin mevzuat yüzyılların bir birikimidir. Siyasiler bunları meşreplerine, mezheplerine, etnik hassasiyetlerine göre uygulama yoluna gidemezler. Peki giderlerse ne olur? O zaman Haktan, adaletten nasıl bahsederler? Tarihin sayfalarında yerlerini alırlar ve alacaklar. İlerleme Raporlarına ilişkin bilgiler özetlenerek Avrupa Birliği Bakanlığı’nın resmi sitesinden alıntılanmıştır. İlerleme Raporlarında Alevilikle ilgili konulara Üyelik Kriterleri bölümünde , Siyasi Kriterler başlığı ve İnsan Hakları ve Azınlıkların Korunması altbaşlığı altında yer verilmektedir. Bunları 1998-2011 yılları arasında yer alanilerleme raporlarına dayanarak şu şekilde verebiliriz.

Devamını oku...

Namaz, Cami ve Cemevi

Yazdır PDF

aaa_sahkulu.gif
Dr. İsmail Kaygusuz
(13.09.2001)

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Nuri Yılmaz Milliyet'in röportajında özetle; "Bizim Alevileri assimile etmek gibi bir niyetimiz yoktur...Müslümanların tapınağı Camidir...Alevilerin de ibadet yeri camilerdir. Cemevleri milletimizin birliğine darbe vurur" diyordu. Bu dört kısa cümleyle Başkanın şunları söylemek istediği apaçıktır: Müslümanlar sadece camide ibadetini yapar, başka bir yerde Tanrıya tapınamaz. Aleviler de kendilerini müslüman görüyorlarsa; kendilerini camiye çağırıyorum, buyursun gelsinler. Birleşme yerimiz camidir, cami birliğimizi sağlar; o zaman Diyaneti'n de tüm nimetlerini kardeş kardeş paylaşırız (mı?!)

Görüldüğü gibi kendisi sözle yadsımış olsa bile, zaten onları camiye çağırmakla, Alevileri assimile etme niyetini de ortaya koynuştur. Ayrıca son kışkırtıcı cümlesiyle, Alevilerin yüzlerce yıldır içinde toplu tapınmalarını, yani Cem'lerini yaptıkları Cemevlerine iftira atıyor...Oysa fanatik gericilerin, kanlı hizbullahçıların yuvalandığı; Türkiye Cumhuriyetinin kurucusuna küfür edildiği, laikliğin ve demokrasinin aleyhinde siyasetlerin üretildiği yer camiler olmuştur. Bugünlere dek Cemlerini gizli yapmak zorunda kalmış olan Alevilerin, artık özgürce, açık açık inançlarının gereklerini yerine getirmek istemeleri mi Başkana battı? Onun için mi "Cemevleri milletin birliğini bozar" diyerek karşı çıkıyor? Yoksa Anayasal haklarını isteyen Alevi toplumunun günün birinde, kendi vergilerinden Diyanetin kesinlikle yararlanmasına engel olmalarindan ya da gelirine ortak olacaklarından korktuğu için mi?

Devamını oku...

CEMEVLERİ TARTIŞMALARI EKSENİNDE GÜNÜMÜZ ALEVİLİĞİNE BAKIŞLAR

Yazdır PDF

(04.04.2005)

Bu makalemizde özellikle 1980-90’lara kadar sözlü kültürel niteliği baskın olan Alevi-Bektaşi toplulukların modernite sonucunda yaşadığı dönüşüm ve bu dönüşüm sonucunda ortaya çıkan tartışma konularından Cem evleri ve Yazılı kültüre geçiş konuları üzerinde durulacaktır. Bizim bu konuları ele alırken izleyeceğimiz yöntem, meseleyi yönlendirme amaçlı veya ideolojik bir metin oluşturmaktan çok, 1996 yılında bu yana sürdürdüğümüz alan araştırmaları doğrultusunda olguları tespite çalışmak şeklinde özetlenebilir.

 

Cem evleri Meselesini Nasıl Anlayabiliriz?

Geçtiğimiz on beş yıl içerisinde yoğun bir şekilde gerek büyük kentlerde gerekse kırsal alanda bulunan pek çok Cemevini ziyaret etme imkanım oldu. Bu ziyaretlerim sırasında buradaki faaliyetleri gözlemledim ve hizmetleri yürüten kişilerle görüştüm. Burada bu gözlemlerimi sunmaya çalışacağım. Bu şekilde zaman zaman yaşanan Cemevleri tartışmalarına katkıda bulunmak üzere burada bu konunun ayrıntılarına değinmek istiyorum. Alevilerin kentleşmesi tarihi yenidir. Bunun tarihsel ve sosyal nedenlerini burada uzun uzun ele almaya gerek yok. Bunu hepimiz biliyoruz. Türkiye kentleşirken herkes gibi Aleviler de yurtiçinde kentlere ve yurtdışındaki ülkelerdeki sanayi merkezlerine akın etti. Aleviler dışındaki vatandaşlar inanç kurum, kuralları ve mekanları konusunda daha az sıkıntı yaşarken, aynı konularda Alevilerin çeşitli sıkıntılarla karşılaştığını biliyoruz.[3] İbadet olarak kabul edilen ritüellerin yapılmasından tutun da, cenazeler kaldırılırken yaşanan çeşitli sorunlara kadar birçok sorun nedeniyle Cemevleri bir sosyal kurum olarak ortaya çıkmıştır. Cem evleri konusunun esas olarak Alevilik konusunun kamuoyunda tartışılmasına paralel olarak 1990’ların başlarından itibaren gündeme geldiğini görüyoruz.

Devamını oku...

Almanya: Alevilik dersleri Kuzey Ren Vesfalya Eyaleti`nde orta dereceli okullarda da başlıyor

Yazdır PDF

Alevi Din Dersi
Başlangıc: 14.02.2012, saat 10.30 da,

KRW Eğitim Bakanı Bayan Löhrman.`ın ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Turgut Öker`in katılımı ile Duisburg-Rheinhausen`da, Lise-Meitner-Gesamtschule`de

2008 yılından beri ilk okullarda verilen Alevilik dersleri Şubat 2012 tarihinde Almanya`nın Kuzey Ren Vesfalya (KRV) Eyaleti`nde orta dereceli okullarda da bir törenle başlanıyor.

NRW Eyalet Eğitim Bakanı Slyvia Löhrmann, AABF Genel Başkanı Turgut Öker ile birlikte  14.02.2012 tarihinde saat 10.30 da Duisburg-Rheinhausen`daki Lise-Meitner-Gesamtschule`de, öğretmen Ekrem Şahin`in vereceği dersin açılışına katılıyor.

Bu derste, Eğitim Bakanı Bayan Löhrmann tarafından yürürlüğe sokulan ders müfredatı uygulanıyor.

AABF Genel Başkanı Turgut Öker bu gelişmeyi Alevilerin en büyük kazanımı olarak değerlendirdi.

Alevilik dersleri Almanca dilinde ve AABF`nin belirlediği esaslar çerçevesinde yapılıyor. Dersleri okullarda çalışan ve Alevi olan öğretmenler veriyorlar.

Eğitim Bakanlığı AABF ile ortaklaşa bir ders planı komisyonu oluşturdu. Bu komisyon orta dereceli okullarda okutulacak Alevilik derslerine temel oluşturacak ders planını hazırladı.

Şu anda tahminen sadece KRV Eyaletinde yaklaşık 60.000-70.000 Alevi öğrencinin okullara devam ettiği tahmin ediliyor.

Devamını oku...

Diyanete neşter şart

Yazdır PDF

Alevi katılımcılardan Doç. Dr. Ali Yaman, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeni anayasada mutlaka neşter vurulması gereken bir kurum olduğunu söyledi

12.03.2012 BELMA AKÇURA

20120312 milliyet “Yeni Anayasa’nın Çerçevesi” başlığıyla toplanan 26. Abant Platformu’nun üçüncü gün toplantısında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumu tartışılırken Diyanet işlerinin yapısı ve işleyişine yönelik sert değerlendirmeler yapıldı. Bolu Abant Palas Oteli’nde devam eden “İnanç Özgürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din Dersleri” konulu oturumu Prof. Dr. Mete Tunçay yönetti.
İSAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, konuşmasında Din derslerinin, laiklik ve din-vicdan özgürlüğüne aykırı din derslerini tamamen ortadan kaldırılması, yerine bu derslerin nesnel, objektif olmasının sağlanması gerektiğini belirtti. Aydın misyonerlik konusuna da değinerek insanların dini tanımayarak dinsiz yapıldığını belirtmesi ve bölgenin yapısına göre bu eğitimlerin verilebileceğini söyleyince Alevi katılımcılar tarafından eleştirildi.

Devamını oku http://gundem.milliyet.com.tr/diyanete-nester-sart/gundem/gundemdetay/12.03.2012/1514081/default.htm

Sayfa 6 / 9

You are here: Anasayfa