Alevilik ve Bektaşilik Araştırmaları Sitesi

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Araştırmalar Türkçe

Makalelerde yer alan görüşler yazarlarına aittir. Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Sitesini bağlamaz.

Munzur'dan

Yazdır PDF

aaa_munzur.gif
Yaşar Seyman
(08.09.2001)

(Bu makale 07.08.2001 tarihli Cumhuriyet gazetesi'nden alınmıştır.)

Tunceli'ye gitmek zordur. Çoğu kez kent sınırında geri çevrilirsiniz. Ya da dakikalarca kimlik kontrolleri sonrası girişinize olur verilir. Asker, sendika kimliğimi geri getiriyor. " Komutan normal kimliğinizi istedi " diyor. Sürücü belgemi veriyorum. Olağanüstü halin yaşandığı kentlere girer girmez; uygulamanın ağırlığı omuzlarınıza çöküyor. Kimliğiniz en çok bu kentlerde işe yarıyor.

Ülkemizde bazı kentlerimiz iki isimlidir. Hatta daha çok ilk isimleriyle söylenir ve yaşamda yer alırlar... Tıpkı İzmit - Kocaeli / Hatay - Antakya / Mersin - İçel / Adapazarı - Sakarya gibi Dersim / Tunceli de bu denli bilinmeli ve kolayca söylenmelidir. Oysa yaşanan gerçek, Dersim türkülerdeki kadar kolay söylenmiyor...

Dersimliler, dünyanın öteki ucunda bile olsalar, yaşamlarında üç sözcük kök salar. Düzgün Baba, Munzur ve Dersim. Çoğu sürgün çocukları olan Dersimliler coğrafyalarından uzak, yıllarca doğdukları kente girememişlerdir. Bu acının özlemi yakıcıdır. Munzur'un suyuna ekmeğini banıp yemek, Dersim'in topraklarını öpmek işte bu özlemin yansımasıdır. Dersim kurtuluş günü olmayan tek kentimizdir. O nedenle ödenen bedel ağırdır. Bu acılar, bu özlemler artık geride bırakılmalıdır. Ozan bile: "Bütün acılarımızı Munzur'la yıkadık " diyor.

Devamını oku...

İstanbul'da Summer Academy

Yazdır PDF

(Local Production of Islamic Knowledge, September 3-14 2001)

(08.09.2001)

Aralarında Prof. Dr. Altan Gökalp, Prof. Dr. Martin Van Bruinessen, ve Dale Eickelman gibi tanınmış öğretim üyelerinin de bulunduğu araştırmacılar grubu, Yıldız Üniversitesi ile birlikte yürütülen Summer Academy (Local Production of Islamic Knowledge, September 3-14 2001) programı çerçevesinde Editörümüz Dr. Ali Yaman’dan Alevilik ve Cem ibadeti konusunda bilgi aldılar ve Garip Dede Cem Kültür Merkezi’nde lokma yiyerek Ceme katıldılar.

Yıldız Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ile Working Group Modernity and Islam & Instıtute for the Study of Islam in the Modern World birlikte Istanbul’da bir Summer Academy (Yaz Akademisi) düzenlediler. Bu program çerçevesinde derslerin yanısıra farklı inanç gruplarına yönelik ziyaretler de yapılarak yerinde ve kaynağından bilgiler edinilmesi amaçlandı. Dale Eickelman, Johann Strauss, John Bowen, Kemal Saybaşılı, Ayşe Öncü, Joergen Nielsen, Murat Çizakça, Fulya Atacan, Tord Olsson, Ayşe Çağlar, Orhan Silier, Günter Seufert, Leif Stenberg, Anke Von Kügelgen gibi konularında uzman araştırmacılar akademiye katılan ve dünyanın farklı üniversitelerinde İslam ve/veya Türkiye konusunda doktora yapan öğrencilere dersler verdiler.

Devamını oku...

Sultans Of The Dance

Yazdır PDF

aaa sultans

[Dansın Sultanları]’na ELEŞTİREL BAKIŞ

İsmail Onarlı
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

(19.08.2001)

Dansın Sultanları'nda; Kürt mili oyunları ile Karadeniz’in Pontus, Laz, Çerkez, Abhaza, Gürcü, gibi halkların ulusal oyunları başta olmak üzere: zeybek, horon, sema, karşılama, Balkan ve Çingene müzikler ve oyunları da salataya çeşit olarak konmuştur. Söylendiğine göre: Anadolu'da yaygın olan 3 bin dans içerisinden

         Mydonese Showland tarafından organize edilen Dansın Sultanları, 90 dansçının 14 ay süren çok sıkı bir eğitim ve öğretim çalışmasının ardından gösterime girdi. Ama, bilgilenmemize göre; öncesi çok daha eskilere dayanıyor. Çünkü; seçilen bölgesel ve yerel müziklerden kullanılan kılık kıyafetlere, ışık ve aydınlatmaya, farklı dans çeşitlerine, fon resimlerine kadar değişik konulara yayılmış çok uzun üst ve alt yapı çalışmasını gerekli kılmış. Projenin yaşama geçirilmesinde büyük emeği olan Sultans of the Dance'ın Genel sanat yönetmeni-Kareograf Mustafa Erdoğan, Süpervizör Yılmaz Erdoğan, G.D.Ali Erten, Music Fuat Saka ve Tamer Demirap ile ekipi önemli bir yapıta imza atmışlar.

         Dansın Sultanları'nda; Kürt mili oyunları ile Karadeniz’in Pontus, Laz, Çerkez, Abhaza, Gürcü, gibi halkların ulusal oyunları başta olmak üzere: zeybek, horon, sema, karşılama, Balkan ve Çingene müzikler ve oyunları da salataya çeşit olarak konmuştur. Söylendiğine göre: Anadolu'da yaygın olan 3 bin dans içerisinden seçilen 120 figür var. 90 dakikaya sığdırılan 120 dans figürü doğal olarak önemli bir zenginlik: Ülkemizdeki farklı kimliklerin çeşitli kültürlerinden kesitler sunacak, dev bir projeyi sahneye koyup, seyircinin karşısına çıkmak büyük bir başarıdır.. Erdoğan Kardeşler: Amacımız, “bizim rengimiz ve tadımız”ın öne çıkarılması, “Sultan of the Dance'ın Uluslar arası boyutta alacağı sonuçlar hem folklorumuz için hem de Türkiye'nin tanıtımı için önemli..” Demektedirler.

Devamını oku...

Tahtacılarda Yatırlar ve Yatır Ziyaretleri

Yazdır PDF

hamza baba
Abdurrahman Yılmaz

(05.08.2001)

Bu bölüm A. Yılmaz’ın 1948’de yayınladığı ve C.H.P. Halkevleri Yayımları dizisinden basılan “Tahtacılarda Gelenekler”, adlı kitaptan alıntı yapılmıştır. Sayın Yılmaz’ın bu çalışması Tahtacılarla ilgili önemli çalışmalardandır.- s. 88-91. Kitapta varolan imla bozukluklarina dokunulmamıştır.

Makalenin yanında verilen Tahtacı mürebbisi Hamza Tanal ve eşinin resimini, 7 haziran 1998'de evinde konuk olduğumuz sırada çekmiştim. Dr. Ali Yaman

YATIRLAR

Narlıdere dağlarının tepelerinde Kuşbaba, Teke, Külahlı Baba, Teke burnu ve Sucak baba adlarında beş tane yatır vardır. Bunlardan en çok ziyaret edilen Külefli Baba - Külahlı - sekiz öbürleri ise birer evciklidirler. Bunlardan başka “Niyaz taşı” adında Çatalkaya’ya giden yolun kıyısında bir yatır daha vardır ki gelen geçen yolculuğunun hayırlı olması için ona niyaz etmeden ve hiç olmazsa bir kahve adamadan geçip gitmez. Yerli tahtacılar köyünün üstündeki çamlıkta Bayazıt dede, Kazdağında sarıkız türbesi bulunmaktadır.

Vaktile dedelerimiz bu dağlarda çadırlarını kurmuş, sanatlarını işlerlerken ölet çıkmış. Genç ihtiyar bir çok adam ölmüş sağ kalanlar da çadırlarını yıkıp sağa sola göçmeye ve sık sık yer değiştirmiye başlamışlar. Ve nihayet Kara Hüseyin’in harman yeri denilen suyu havası iyi bir yerde kalmışlar.

Devamını oku...

Başköylü Hasan Efendi

Yazdır PDF

Kazım Balaban
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
(12.07.2001)

Hakikate Erenlerin Bahçesi

baskoy_hasan_efendi.gif (32522 bytes)

ERZİNCAN / Çayırlı (1) ilçesi yakınlarında adı Başköy (2) olan eski bir yerleşim yeri vardır.Başköy Erzincan´a 145, Çayırlı ilçesine yaklaşık 25 km. mesafededir ve ilçenin kuzeyine düşer.Eskiden Bayburt / Gümüşhane kısmen buradan geçen yol üzerinden sağlanıyordu.Erzincan’ın kuzeyindeki sarp Keşiş Dağları (3) üzerinden ulaşılmak istendiğinde Erzincan´a uzakliği 45 km civarına inmektedir.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarından sonra uzun bir dönem Çayırlı´ya bağlı bir Nahiye olan Başköy, ulaşım elverişsizliği, tarım ve hayvancılığın son yıllarda önemini yitirmesi sonucu hane sayısı küçülerek 15 haneli (4) küçük bir köy durumuna gelmiştir. Dağları çıplak, etekleri sulak olan bu engebeli ve şirin coğrafyanın günümüzdeki en önemli özelliği köyün girişindeki küçük ve yeni Türbedir.

Başköylü Hasan Efendi´nin Türbesi olarak anılan bu mabet, özellikle yazın hergün üzerinde kurbanlarin kesildiği, dileklerin tutulduğu, bir birlerini hiç tanımayan insanların kaynaşmasına vesile olan bir ziyaretgahtır. Genellikle koçlarin kurban edildiği (5), lokmaların dağıtıldığı, niyaz ve dileklerin edildiği türbe köyün girişindeki mezarlığın sol tarafinda küçük bir tepe üzerindedir.

Hasan efendi (6) olarak bilinen bu zat Erzincan ve çevresindeki Alevilerin Dede geleneğinden gelmektedir.Bu coğrafyanın Dede´lerinin hepsinden daha tanınmış, saygınlığı, güvenirliliği ve otoritesi bu coğrafyanin ötesine taşmıştır. (7) Bu yüzden de Başköy denince ilk akla gelen Hasan Efendi olmuştur.

Devamını oku...

Sayfa 19 / 21

You are here: Anasayfa