Alevilik ve Bektaşilik Araştırmaları Sitesi

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Araştırmalar Türkçe

Makalelerde yer alan görüşler yazarlarına aittir. Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Sitesini bağlamaz.

Aleviler ve CHP'nin Samimiyeti Sorunu

Yazdır

16.12.2005
 Bu zamana kadar biz Aleviler arasında genellikle merkez sağ ve “dinci” partilerin Aleviliğe ilişkin tavrı eleştirildi, durdu.
Ancak ne hikmetse Sol partilerle ilgili pek az konuşuldu, yazıldı, çizildi. Bundan cesaret alan “solcu” siyasiler ise Alevileri sadece oy deposu olarak kullanmayı sürdürdü.  Bu konuları ayrıntılı olarak daha sonra ele alacağımız bir makalede analiz edeceğimizi ekleyerek, burada bazı özet bilgilere de değinmek istiyorum.

Çünkü her kesimden görüştüğüm insanlar “sol” siyasi yelpaze ile Aleviler arasındaki ilişkilerde yaşanan güvensizliğe dikkat çekmekte, Aleviliğin özel sorunlarına ilişkin CHP’nin sessiz kaldığına, herhangi bir politika üretmediğine dikkat çekmektedirler ki, bu görüşlere ben de katılıyorum.

Cumhuriyet dönemi içerisinde Aleviler diğer partilere de oy vermekle birlikte, esas olarak merkez sol partilere bunların başında da CHP’ye oy vermişlerdir. Son yıllarda bu eğilimde azalma yönünde bir değişim dikkat çekmektedir. Çünkü CHP ve diğer “sol” partilerin güven sağlayamadığı görülmektedir. Eğer CHP bu tavrını sürdürürse gelecek seçimlerde muhtemelen tarihinin en ağır sonucu ile de karşılaşabilecektir.

Devamını oku...

Neckar'dan Munzur'a Yaşayan Aleviliğin Sorunları üzerine bir Deneme

Yazdır

13.12.2005

Bu makale geçtiğimiz Ağustos ayının üçüncü Pazar gününde Neckar Irmağı’nın kıyısından Munzur Irmağı’na uzanan düşüncelerimin ürünü olarak kaleme alınmıştır. Bundan dolayı makaleye bu ad konulmuştur. Ritüeller konusunda Heidelberg Üniversitesi’nde yürütülen proje çerçevesinde misafir araştırmacı olarak davetli bulunduğum sırada bu kentte bulunan Neckar ırmağının kıyısında otururken Munzur’a doğru uzanan düşüncelerimden sonra bu makaleyi planladım.

Ayrıca aynı günün öğle üzeri de Avrupa’daki çalışkan kurumlarımızdan Mannheim Alevi Kültür Merkezi’ni ziyaret ederek Dedeler ve yöneticilerle söyleştim. Bu söyleşiye Heidelberg Üniversitesi’nden Dr. Raoul Motika ve Dr. Robert Langer de katılmışlardı.

Daha önceki hafta ise Heidelberg’te beni ziyaret etme nezaketini gösteren AABF Genel sekreteri sayın Hasan Öğütçü ile sohbet etme imkanım olmuştu. Burada işte bu süreçte tartışılan konular genel olarak ele alınmaya çalışılacaktır.

Son Güncelleme: Salı, 20 Mart 2012 15:32 Devamını oku...

Orta Asya'da Din Meselesine Dair Bazı Gözlemler

Yazdır


20.11.2005
Geçtiğimiz aylarda önce Kırgızistan sonra Özbekistan’da başlayan gelişmeler dikkatlerin yeniden Orta Asya’ya yönelmesine neden olmuştur.
Bölgeye uluslararası güçler tarafından biçilmek istenen hammadde ve pazar olma rolünün yanısıra jeopolitik ve jeostratejik önemi de farklı güç odaklarının bölgeyi bir oyun alanı olarak görmelerine neden olmaktadır. Değişik uluslararası aktörlerin bu oyunu sürdürürken kullanmak istedikleri önemli unsurlardan biri de din meselesidir.

Demek ki bugün Orta Asya’da gerek iç gerekse dış dinamiklerden de güç alan bir din meselesi vardır? ve eğer gerekli önlemler alınmazsa bu sorunun daha da büyüyeceğine bölgeyi bir süre gözlemleyen her araştırmacının görmesi kaçınılmazdır. Bölgede yaşanan siyasi istikrarsızlıklar ve asırlardır yerleşmiş dini yapılanmaya yabancı siyasi-dini akımların Orta Asya’ya özellikle Sovyetlerin dağılması sonrasında oluşan koşullarda girmesi, günümüzde tek tek devletleri değil bütün bölge istikrarını tehdit eden bir boyut kazanmıştır. Bu tehdit unsurunun ortadan kaldırılmasına yönelik gerek bölgede, gerekse uluslararası alanda farklı çözüm önerilerinin tartışıldığı dikkat çekmektedir.

Devamını oku...

Mit ve Gerçeklik Arasında: Alevilikte Ehlibeyt

Yazdır PDF


24.07.2005

Alevilik inanç, ibadet ve kurumlarının esasını oluşturan ehlibeyti ele alan makale, aynı zamanda Alevilikte ehlibeytin son dönemlerde hangi düzlemde ele alındığını da vermeye çalışacaktır. Buna göre makale ehlibeytin Alevilikteki yerinin tarihi ve kültürel boyutundan ziyade mitolojik ve inanç yönünü ele alacaktır. Modernleşme sürecinde yazılı kaynaklarla beslenen Aleviler, tarihi ve mitolojik olan iki ehlibeyt arasında kalmışlardır. Özellikle ehlibeyt konusundaki parçalanan inanç, mitolojik ve tarihi ikilemi sözel kültürün beslediği yazılı edebiyatın oluştuğu süreçte daha belirgin hale gelmiş ve yazılı kültürün sınırlayıcı alanına sıkışmıştır.

In this paper I dealt with “ehlibeyt” the basis of the belief and worship and instituons in Alewiten, as well as the context in which the term is dealt with in recent times. That means I focused on the “ehlibeyt” in Alewiten from the mythological and belief point of views rather than its history and cultural dimensions. Alewiten based on the written sources in modern process are closely pressed between two “ehlibeyt”; historical “ehlibeyt” and mythological “ehli beyt”. Namely verbal culture is transformed to the written culture and the first, being surrounded by the latter, changed in content.

Devamını oku...

YESEVİLİK ARAŞTIRMALARININ SORUNLARI ÜZERİNE BİR DENEME

Yazdır PDF

(04.05.2005)

Bu makale yazarın Yesevilik konusunda çalışmaya başlaması sonrasında 2002 yılı başında bir genel rapor gibi Kazakistan’ın Türkistan şehrinde hazırlanmış ve aynı yıl yayına başlayan Türkologya Dergisi’nde yayınlanmıştır.[2] Hiç şüphe yok ki eksiklikler vardır. Daha sonra bu eksikliklerimizi hem kaynak taramaları ile hem de alan araştırmaları ile tamamlamaya çalıştık.Almatı, Çimkent, Türkistan, Bişkek Taşkent, Namangan, Semerkand gibi önemli merkezlerdeki kütüphanelerde yaptığımız kaynak taramaları ile kendimizi daha da geliştirmeye çalıştık ve hala da çalışmaktayız. Bu süreçte ortaya çıkan diğer makalelerimizi de sizlere sitemizden ulaştırmaya devam edeceğiz.

Konunun uzmanlarının da ifade ettiği üzere, İslam’ın hem bir din hem de bir yaşam biçimi olarak varlığını halk arasında sürdürmesinde sufî tarikatlerin sürekli ve sistemli çalışmaları birinci derecede rol oynamıştır. (Bennigsen, 1988: 76) Bu gerçek Orta Asya’da da, Kafkaslar’da da, Balkanlar’da da, Anadolu’da da böyle olmuştur. Bu sufî tarikatlerden Türk tarihi bakımından en önemlisi olan Yesevîlik ve onunla ilintili konularda yapılan araştırmaların sorunları üzerine bir değerlendirme yapmak ve bu konudaki sorunları ele almanın çözüm üretmek için önşart olduğuna inanıyoruz.

Devamını oku...

Sayfa 13 / 21

You are here: Anasayfa